1. Anasayfa
  2. 'Şey'ler

Antik Yunan'da Okul, Eğitim ve Kitaplar

Antik Yunan toplumunda okul ve öğrenciler üzerine, eğitim sistemi ve kütüphaneler, kitaplar ve İskenderiye Kütüphanesi, Bergama Kütüphanesi üzerine bilgiler.

Antik Yunan’da Okul, Eğitim ve Kitaplar
Antik Yunan'dan Papirüs

ANTİK YUNAN’DA OKUL VE EĞİTİM

Antik Yunan toplumunda okulların yaygın olduğunu ve okula yedi yaşında başlandığını biliyoruz. Eğer ailenin kölesi varsa genellikle çocuğu okula bu köle getirip götürür ve ödevlerinde yardım ederdi. Müzik ve beden eğitimi yanı sıra aritmetik ve sosyal bilgiler derslerinin verildiğini biliyoruz. Kağıtlar papirüsten yapılır, kalemler ise çoğunlukla fildişi malzemeden yapılırdı. Papirüsler, Aşağı Mısır bataklıklarında yetişen ‘cyperus papyrus’ bitkisinden gelen bir isimdir ancak Yunanlar bu bitkiye biblos diyorlardı. İncil (bible) sözcüğü de buradan türetilmiştir. Papirüs ruloları sağ elle açıp okunur ve sol elle tekrar dürülürdü.

Antik Yunan’dan Papirüs

Kalemin bir ucu yazmaya yararken üst kısmı silme işlevi için yassı hale getiriliyordu. Papirüsler nispeten daha pahalı bir kağıt biçimi olduğundan halkta yazı yazmak için ostraka denilen kırık çömlek parçalarının kullanımı da yaygındı. Ostraka daha çok listeler ve resmi makbuzlar için kullanılıyordu. Kullanımı en az olan yazı yazma aracı ise genellikle okullarda alıştırma yapmakta kullanılan balmumuyla kaplanmış ahşap tabletlerdir.

Antik Yunan’dan kalma bir Ostraka
Balmumu Tablet

Sokrates döneminde papirüslere yazılmış kitapların satıldığını biliyoruz. Bu kitapların kopyalanıp çoğaltılması da köleler sayesinde oluyordu. Bununla birlikte halkta kitap okuma alışkanlığı daha doğrusu kitap satın alma alışkanlığı oldukça azdır. Ancak şair Aristophanes gibi düşünce insanlarının özel kütüphaneleri olduğunu biliyoruz. Antik Yunan’ın en büyük özel kütüphanesine sahip olan kişi Aristoteles’tir. O kadar ki Aristoteles öldükten sonra özel kütüphanesine devlet göz dikmiş ve bunu bir halk kütüphanesi haline getirmek istemiş ancak bu girişim Aristotelesin talebeleri tarafından engellenmiştir. Daha sonra halk kütüphaneleri de oluşmaya başlamıştır. Hatta İskenderiye’de ki “Musalar Evi” kütüphanesinde yarım milyona yakın rulo bulunduğu söylenir. Bu rakam günümüzde yaklaşık 120 bin kitaba eşdeğerdir. (15. yy’da bile tüm Avrupa’da toplam kitap sayısı 30 bini bulmuyordu) Bu nedenle Musalar Evi bir Arap komutanın emriyle MS 641 yılında kapatılana dek dünyanın eşsiz ilim merkeziydi. Onun en yakın rakibi ise 200 bin ruloya sahip Bergama Kütüphanesiydi. Bir diğer önemli özelliği ise Bergama’nın papirüsün yerini alacak olaran parşömenleriyle meşhur olmasıdır. Ruloları dışarı çıkarmak yasaktı yalnızca belirli saatlerde kütüphaneye gidip okunabiliyorlardı.

İskenderiye Kütüphanesi Çizimi

Atina’da zorunlu eğitim gibi bir kavram olmamasına rağmen okuma yazma oranı çok yüksektir ancak bu durum erkeklere özgü görünüyor çünkü bir erkeğin cahil kalması ayıplanırken aynı durum kızlar için bu denli önemli görülmüyordu. Yine de şair Sappho’nun MÖ 7. yüzyıl gibi çok daha önceki bir tarihte Midilli adasında yalnızca kızlara eğitim veren bir okul kurduğu ve bu okulun çok popüler olduğu unutulmamalıdır. Aristophanes, Şövalyeler oyununda cahil bir sosis satıcısının bile okuma yazma bildiğini resmederken Sofist Protagoras’ın Sokrates’le tartışmasında söylediği gibi zenginlerin çocukları en çok bilgiyi talep eden kesimdir. İleri düzey eğitim olarak adlandırılan bu dönem 16 yaşından sonra başlardı. Bu eğitimin içeriği retorik ve felsefeydi.

Hesaplama işlemleri için tele dizili boncuklar şeklinde abaküs kullanılıyordu. Müzik dersleri altında flüt ve lir çalması öğretilir ve yine öğretilen şiirlerde bu aletlerle çaldırılırdı. Antik Yunanda en popüler müzik aleti kitara veya lirdir. Platon, hızlı ve canlı müziklerin karakterini yansıtan İyon ve Lidya harmonileri yerine ruhu ve düşünceyi harekete geçiren Dor ve Frig harmonilerinin okullarda öğretilmesini istemiştir. Ayrıca kompozit harmoni kullandığı için flüt aletini de sevmezdi. Antik Yunan toplumunda dans etmek yalnızca bir eğlence türü değil bundan daha fazla anlam taşıyordu. Halk festivallerinde, olimpiyatlarda, sokakta, evlerde dans yaygın bir kültürdür çünkü dans ya bir Tanrı ya da bir Tanrıçanın şerefini canlandırırdı ve bu kültür çoğunlukla kadınlar tarafından uygulanıyordu.

Sokrates’in Tarımve Zanaata Bakışı

Sokrates erkeklerin el sanatı işleriyle uğraşmalarını doğru bulmuyor ve sürekli kapalı yerde çalışmaları gerektiği için bu tür kimselerin bedenlerine zarar verdiğini söylüyordu. Esasen Sokrates için ortalama bir vatandaşın uğraşabileceği en iyi iş tarım yani toprakla uğraşma işidir. Çünkü doğa ile iç içe olan erkek, daima idmanlı olacağı için hem erkeksileşir hem de güçlenir. Aynı zamanda bu kişiler topraktan adaleti ve iyiliği de öğrenir. Toprak, en cahil insana bile bir çeşit bilgelik katabilir bu nedenle diğer tüm zanaatların anası tarımdır. Tarım ile uğraşmak insanın hem kendisi hem de diğer toplumuna hizmet etmesi için iyi bir yoldur. Çünkü tarımı bol ve bereketli olan bir ülkede mutluluk hasıl olur bunun aksi olduğunda ise diğer tüm meslekler de bundan etkilenir ve mutsuzluk hakim olur.

Retorik-Felsefe Çatışması

Sokrates dönemiyle birlikte retorik ve felsefe çatışması başlamış ve bu üst düzey filozoflar sofistleri açıkça aşağılamaya başlamıştır. Gerçekten de sofistler zehirli bir kültürün yayıcısıydılar. Yaptıkları retoriklerle cahil insanları etkileyip kendilerine çekiyor ve bu yolla zengin oluyorlardı. Sofist Gorgias Yunan tarihinde bir ilki gerçekleştirip Delphi’ye kendisinin altından heykelini yaptırmıştır. Bu zenginlik tüm sofistler için geçerli olmakla birlikte bunu retorik sanatına borçluydular. Yani manipülasyon ve hile ile haklı görünme sanatına. Pratik hayatta işe yaradığı için daha sonra yalnızca retorik eğitimi veren okullar dahi açılacaktır ancak Yunanların çoğunluğunun sofistleri şarlatan olarak gördüğü biliniyor.

ANTİK YUNAN’DA OKUL, EĞİTİM VE KİTAPLAR DERSİNİ VİDEOLU İZLEYİN

Paylaş