İnsanlar yalnızca kavramlar yoluyla düşünmekle kalmazlar bu düşüncelerden bir hüküm çıkarmak ve çıkardıkları hükümleri bir dil aracılığıyla aktarmakta isterler. Bu hükmü oluştururken cümle cümle zihnimizden dudaklara dökülen bu hükümler yer yer yargı da taşır. Zihnimizdeki kavramlar arasında bağlantı kurmak ve bu bağlantılardan doğru akıl yürütme yapmak isteriz. İşte zihnimizden kalemimize yahut dilimize dökülen bu cümlelere önerme deriz. Zihnimizde soyut olarak bulunan kavramları bir dil aracılığıyla ve en az iki terimi bir araya getirip önermeler yoluyla ifade ederiz bu açıdan her önerme esasen bir kavramla ilgili iddiadır. Her önerme aynı zamanda bir cümledir ancak her cümle bir önerme değildir. Yine her önerme bir yargı belirtir ancak her yargı önerme demekte değildir. Bir önerme en az iki terimden oluşmalı, içerisinde en az bir yargı bulunmalı, önerme bir bütün olarak anlamlı olmalı ve dilek, temenni, dua, şikayet, soru ya da emir barındırmamalıdır. İçeriğinde yargı barındırmayan, şu doğrudur veya bu yanlıştır gibi bir hüküm barındırmayan cümleler önerme olamazlar. Nitekim Aristoteles önermeyi tarif ederken “Bir şey hakkında bir şey kabul yahut inkar eden sözdür“demiştir. Önerme, özne, yüklem ve bağlaçtan oluşur. Örneğin “Hava soğuk olursa hastalıklar artar” önermesinde özne yani konu havanın soğuk olmasına yapılan vurgu iken “olursa” kelimesinde -sa (ise) bağlaç ve bunun sonucu olarakta hastalıkların artması yüklemdir.
BASİT VE BİLEŞİK ÖNERMELER
Basit Önermeler: Bu tür önermelere Aristoteles ‘kategori’ diyordu kategori antik yunanca da ‘yüklem(e)‘ anlamına gelir. Önerme, içerisinde tek bir yargı barındırıyorsa, bir özne ve bir yüklemden oluşuyorsa ona basit önerme denir. birden fazla yargı barındırıyorsa da ona bileşik önerme deriz. Basit önermeler, içeriğinde tek yargı bulunduran önermeler iken bileşik önermelerde en az iki ve daha fazla yargı bulunur.
- Basit Önerme Örneği
“Domates kırmızıdır”
Bu önermede özne olan domates yüklem olan kırmızı ile önermeyi yükleme bağlayan “dır” bağlacı yoluyla bağlanıp domatesin kırmızı olduğuna dair bir yargı belirtiyor. Bu önermenin olumsuzlanması da “domates kırmızı değildir” önermesiyle ortaya konur. Bu önermeyi “Domates kırmızı değildir” olarak değiştirsek dahi önermenin yapısı değişmez basit bir önermede olumsuzlama yapmış oluruz.
Bileşik Önermeler: (ve/ veya/ ise/ öyleyse/ değil/ o halde) Önermenin içerisinde en az iki ve daha fazla yargı barınıyorsa onlara bileşik önermeler deriz. Örneğin “Toprak sulanırsa domatesler kızarır” dediğimizde burada yargının kendisi bir şarta bağlanmış ve “ise” bağlacıyla bu belirtilmiştir. Toprağın sulanması, domatesin kızarmasının ön koşulu olarak belirtilmiştir. Bileşik önermeler ve bileşik şartlı önermeler birbiriyle bağıntılıdır ve, veya, ise, öyleyse, değil, o halde gibi bağlar bulunur. Örneğin yukarıdaki bileşik önermeyi bileşik şartlı önerme haline getirmek için “Toprak sulandığı zaman domatesler kızarır” demek yeterli olacaktır.
Bitişik (Muttasıl) Şartlı Önermeler: (şayet, eğer, ise, yeterki) Önermenin kendi içinde verilen hüküm bir şart bildiriyorsa önermenin bir bölümü diğer bölümü gerektirecek şekilde ilerliyorsa bunlara bitişik şartlı önermeler deriz. Örneğin ‘Güneş batmış ise gece olmuştur‘ önermesi bitişik şartlıdır. Çünkü burada güneşin batışı gecenin olmasını zorunlu kılmaktadır. Bir başka örnek olarak ‘Eğer bütünleme sınavını geçersem mezun olacağım‘ önermesinde bütünleme sınavını geçmenin mezun olmanın zorunlu koşulu olduğunu anlarız.
Ayrık (Munfasıl) Şartlı Önermeler: (ya/ya da/veya/yahut) “Ya/Ya da” olarak ifade edilen ikisi birden mümkün olmayan ayrık bir şarta bağlanmış önermelerdir. Örneğin “Evren ya ezelidir ya da sonradan oluşmuştur” cümlesinde “ya, ya da” olarak ifade edilerek ikisinin bir arada bulunamayacağı ya evrenin ya ezeli ya da sonradan oluşmuş olabileceği belirtilmektedir. Bir başka örnek olarak “Ya okula devam edeceğim ya da bir işe gireceğim” önermesinde yine ya/ya da ayrık şartla belirtilmiş ikisinden birinin mümkün olduğu ifade edilmektedir.
Bağlantılı Önermeler: (hem, hem de/ne, ne de) Birbirlerine kabul veya inkar bağlacıyla bağlanan önermelerdir. Bu tür önermeler “hem,hem de” bağlacı ile ifade ediliyorsa olumlu, “ne, ne de” bağlacı ile ifade ediliyorsa olumsuz olurlar. Örneğin “Tatilde hem kafa dinleyeceğim hem de geleceğimle ilgili kararlar alacağım” olumlu bağlantı kurulmuş bir önerme iken bunun olumsuzu “Tatilde ne kafa dinleyebildim ne de geleceğimle ilgili karar alabildim” önermesidir.
Sebepli Önermeler: (çünkü) Bir sebep bildirerek önermeleri birbirine bağlayan önermedir. Büyük çoğunlukla “çünkü” kelimesiyle ifade edilirler. Örneğin “Mantık bütün bilimlerin babasıdır çünkü mantıksız bilim yapılamaz” Burada iki ayrı önerme olabilecek cümleler çünkü ile birbirine bağlanmış ve sonuç önermesi öncül önermenin sebebi haline gelmiştir. Yani mantıksız bilim yapılamayacak olması mantığı bilimlerin babası haline getirmiştir. Bir başka örnek olarak ‘Sınıfta kalacaksın çünkü devamsızlık hakkın doldu‘ gibi.
Ekli Önermeler: (fakat, ama, lakin) Bir ek ile birbirine bağlanan önermelerdir. Bu ekler fakat, ama, lakin sözcükleriyle ifade edilir. Örneğin “Başarılı olamadım ama başarısız da sayılmam” “Okulu bitirebilirdim lakin sıkıldığım için bıraktım” “İnsan istediğini yapar fakat istediğini isteyemez” gibi örnekler verilebilir.
Özgülü Önermeler: (yalnız, ancak) Bu tür önermeler içerisinde gizil durumda “diğer” anlamı barındıran ve yalnız bir konuya ya da özneye atıf yapan önermelerdir. Örneğin “Ancak filozoflar hakikate ulaşabilir” cümlesinde gizil anlam cümlenin içerisinde geçmesine gerek kalmadan filozof olmayanların hakikate ulaşamayacağını ifade eder bu ifadeyi belirten “ancak” sözcüğüdür. Bir başka örnek olarak bir ilacın prospektüsünde “Yalnızca kadınlar içindir” yazdığını düşünelim. Burada erkekler geçmese de gizil anlam olarak cümlenin içerisinde saklıdır.
Çıkarmalı Önermeler: (hariç, dışında) Konunun bir bölümünü çıkararak bütün konu üzerine yargı veren önermelerdir. Bu tür önermelerde de özgülü önermeler gibi gizli anlamlar barınır. Hariç, dışında gibi sözcüklerle ifade edilirler. Örneğin “Türkiye dışında hiç bir ülkede yaşayamam” cümlesi kendi içerisinde gizil olarak yalnızca Türkiye’de yaşarım anlamını verir. “Ben hariç herkes tatile gitti” cümlesinde de içeriğinde herkesin tatile gitti açık anlamken kendisinin tatile gitmemesi gizil anlam olarak ifade edilmektedir.
Karşılaştırmalı Önermeler: (en, en çok, daha, daha çok) Bu tür önermelerde karşılaştırma vardır ve bu karşılaştırmalar en çok, daha çok gibi sözcüklerle ifade edilir. Karşılaştırmalı önermelerde de bazen gizil anlamlar barınır. Örneğin “Türk Ordusu Alman Ordusundan daha güçlüdür” cümlesinde Türk ve Alman orduları arasında bir karşılaştırma yapılmakta ve daha ifadesiyle Türk Ordusunun, Alman Ordusuna kıyasla güçlü olduğu ifade edilmektedir. “Mantık dersine en çok Eymen çalıştı” önermesinde hem gizil bir anlam hem de en çok ifadesiyle karşılaştırma yapılmaktadır. Mantık dersine en çok Eymen’in çalışması burada gizil olarak başkalarının da bu derse çalıştığını ancak karşılaştırma olarak en çok Eymen’in çalıştığını ifade eder.
Sınırlandırıcı Önermeler: Zamanla sınırlı olan önermeler bu sınıfa girer. Bu tür önermelerde bir şey bir zaman kaydıyla olmaya başlamış ve olmayı bırakmıştır bir başka ifadeyle öncesi ve sonrası vardır. Örneğin “Bodrumspor son altı maçtır galip gelemiyor” önermesinde öncelikle Bodrumspor’un son altı maçtır galip gelemediği bilgisi verilirken gizil anlam olarak Bodrumsporun altı hafta önce galip geldiğini öğreniriz. Bir başka örnek olarak “Elif iki yıldır üniversiteye gidiyor” önermesini ele alalım. Burada Elifin iki yıldır üniversiteye gittiğini açık anlamda hemen öğreniyoruz bunun yanında bir de gizil anlam olarak Elifin iki yıl önce üniversiteye gitmediğini de öğrenmiş oluruz.
ARİSTOTELES KARESİ

A-Tümel Olumlama (Bütün A’lar B’dir) “Bütün maydanozlar bitkidir”
E-Tümel Olumsuzlama (Hiçbir A, B değildir) “Hiçbir maydanoz hayvan değildir”
I-Tikel Olumlama (Bazı A’lar B’dir) “Bazı maydanozlar serada yetiştirilir”
O-Tikel Olumsuzlama (Bazı A’lar B değildir) “Bazı maydanozlar serada yetiştirilmez”
KARŞIT ÖNERMELER VE ALT KARŞIT ÖNERMELER
Aristoteles Karesinde Olumlama A ve I harfleri ile gösterilirken olumsuzlama E ve O harfleriyle gösterilir. Tümel olumlama ve Tümel olumsuzlama yani A ve E birbirlerinin karşıtı olarak her ikisi birden yanlış olabilir ancak aynı anda her ikisi birden doğru olamaz. Örneğin A örneği olarak “Tüm canlılar solunum yapar” tümel olumlu bir örnek iken bunun olumsuzlaması yani E hali şöyle olacaktır “Hiç bir canlı solunum yapmaz” Bu durumda ya bu önermelerin ikisi de birden yanlıştır ya da yalnızca biri doğrudur. Alt karşıt önermelerde yani I ve O’da ise durum tam tersidir. Bunların ikisi de birlikte ve aynı anda doğru olabilirken ikisi birlikte yanlış olamazlar. Örneğin “Ak” ile “Kara” birbirlerine karşıt olmalarına rağmen çelişik değildirler. Çünkü bir şey ya ak ya da kara olmak zorunda değildir. O halde karşıt kavram ve önermelerde orta hal gri bir durum vardır. Çelişik kavramlarda ise böyle bir orta gri durum bulunmaz ikisinden biri mutlak olarak geçerlidir. Bu nedenle karşıt kavramlar ile çelişik kavramlar arasındaki ayrımı iyi yapmak gereklidir. Şimdi konuyu daha iyi anlayabilmeniz için bir kaç örneğe bakalım:
Karşıt Önerme Örneği: Karşıt önermelerin ya her ikisi de yanlıştır ya da yalnızca birisi doğrudur. Bu örneğimizde tümel olumlu önermemiz şöyle olsun “Bütün insanlar ölümlüdür” tümel olumsuzlaması da şöyle olacaktır “Hiç bir insan ölümlü değildir”. Bu iki önermenin ya her ikisi birden yanlıştır ya da yalnızca bir tanesi doğrudur ki bu örnekte Tümel olumlama örneği doğrudur. İkinci bir örnek olarak da tümel olumlu önermemiz şöyle olsun “Bütün insanlar felsefecidir” tümel olumsuzlaması da şöyle olacaktır “Hiç bir insan felsefeci değildir”. Görüldüğü gibi bu örneğimizde her ikisi de aynı anda yanlıştır.
Alt Karşıt Önerme Örneği: Alt karşıt önermeler aynı anda her ikisi birden yanlış olamazlar ve aynı anda her ikisi birden doğru olabilirler. Tikel olumlu önermemiz şöyle olsun “Bazı insanlar sağlıklıdır” bunun tikel olumsuzlaması da şöyle olacaktır “Bazı insanlar sağlıklı değildir” Görüldüğü gibi her iki önerme de aynı anda doğrudur. Bir başka örnek olarak tikel olumlu önermemiz şöyle olsun “Bazı insanlar ölümlüdür” bunun tikel olumsuzlaması da şöyle olacaktır “Bazı insanlar ölümlü değildir” Görüldüğü gibi burada tikel olumlu örneğimiz doğru iken tikel olumsuzlaması yanlıştır.
Kendinden Çelişik Önermeler: Aristoteles karesinde bir diğer çok önemli nokta da kendiliğinden çelişik duruma düşen önermelerdir. Bunlarda Tümel Olumlu A karesi doğru ise Tikel Olumsuz O karesi otomatik olarak yanlış olur. Aynı biçimde diğer kare açılarında Tümel Olumsuz E karesi doğru ise Tikel Olumlu I karesi otomatik olarak yanlış olur. Örneğin tümel olumlu bir önerme olan “Bütün insanlar solunum yapar” dersek ve bu doğruysa artık bunun tikel olumsuz önermesinin doğru olması mümkün değildir. Yani “Bazı insanlar solunum yapmaz” diyemeyiz. Bununla birlikte farklı örneklerde tümel olumlu önerme yanlış ise tikel olumsuz önerme doğrudur. Örneğin “Bütün insanlar felsefecidir” tümel olumlu önermesi yanlışken bunun tikel olumsuzlaması olan “Bazı insanlar felsefeci değildir” önermesi doğrudur. Aynı biçimde karenin diğer iki biçimine de bir örnek verelim. Örneğin tikel olumlu bir örnek olan “Bazı meyveler kurtludur” önermesi doğru iken bunun karşı karesi tümel olumsuz bir örnek olarak “Hiç bir meyve kurtlu değildir” önermesinin yanlışlığı hemen göze çarpacaktır.
ÖNERME DOĞRULUK TABLOSU


